Oyun Hakkında

Yaşamımızı anlamlı ve yaşanır kılan en önemli nedenlerden biri, bir amacın varlığıdır. Amacımızın niteliği, tartışılabilir ve hatta tümden yadırgatıcı olabilir. Bu amaca ulaşmada başımıza türlü belalar da gelebilir. Hatta yaşamımızı yitirebiliriz. Ama o korkunç ana kadar bile yaşama dürtümüzü yitirmeyiz.
Eğer yaşamaya devam etmemizi sağlayacak bir amaca tutunamazsak bu sefer de “can sıkıntısı” bizi yavaş yavaş korkunç işkencelerle paramparça edebilir.
Ibsen’in Hedda Gabler oyununu can sıkıntısının tragedyası diye de tanımlamak mümkün.

19. yy.’da kadının yaşam amacı, erkek egemen toplum tarafından belirlenmektedir.

Kadın ya kendine ait olmayan bu amacı kabul edip derin bir nevroza sürüklenecek ve yaşamını nevrozlar/histeri/panik ataklarla geçirecek
ya da kendine dayatılan tüm amaçları reddederek toplum normlarının dışına çıkacak ve bu dışarı sürükleniş kendine yaşam alanı bırakmayan bir tragedyaya dönüşecektir.

Ve her iki halükarda da yavaş yavaş parçalanacaktır.

Peki bu travmayı aşabildik mi? İki seçeneğin de birbirinden tatsız sonundan kaçınmak için yaşam amacını seçmeyi kadına bırakabildik mi?

Ne dersiniz?

Peki ya Hedda Gabler’in çözümü?

Künye

Yazan: Henrik Ibsen
Uyarlayan: Patrick Marber
Çeviri: Beliz Güçbilmez
Yöneten: Mehmet Birkiye
Kostüm Tasarımı: Gamze Kuş
Işık ve Sahne Tasarımı: Cem Yılmazer
Hareket Tasarımı: Tuğçe Tuna
Müzik: Çağrı Beklen
Yönetmen Yardımcısı: Efsane Odağ
Fotoğraf ve Afiş Tasarımı: Edze Ali

Oynayanlar (Sahneye Çıkış Sırasına Göre):
Hedda: Demet Evgar
Julianna: Nazan Diper
Berte: Merve Satılan
Tesman: Tuğrul Tülek
Mrs. Elvsted: Yeşim Koçak
Brack: Tolga Çiftçi
Lovborg: Osman Karakoç