“Herkesin bir soytarıya ihtiyacı var”

Küçük sahnelerde dekorsuz, kostümsüz Oyunlar izlemeye iyiden iyiye alışmışız. Büyük bir sahnede “çok acayip” kostümler, makyajlar hatta masklarla oradan oraya koşturan, enstrüman çalan, şarkı söyleyen, zaman zaman rolleri değişen, sahneden taşıp seyircilerin arasına karışan birilerini görmek değişik ve iyi geldi. Shakespeare’in “Kral Lear”ından Yiğit Sertdemir’in uyarlayıp yönettiği “Soytarım Lear” bu yılki İstanbul Tiyatro Festivali’nin en çok konuşulan oyunlarından biriydi. Altıdan Sonra Tiyatro ve Pangar işbirliğiyle hayata geçirilen oyun sezonada hızlı bir giriş yaptı. Tomris İncer, Yiğit Sertdemir, Demet Evgar, Sezin Akbaşoğulları, Okan Yalabık, Berkay Ateş ve Umut Kurt’tan oluşan oyuncu ekibin performansı da, Candan Seda Balaban’ın imzasını taşıyan dekor, kostüm, mask, kukla ve makyaj da büyük ilgi gördü. Oyunun detaylarını Yiğit Sertdemir ve Demet Evgar’la konuştuk. Yiğit Sertdemir’in soytarıları merkeze alan Lear dünyasını yarın, salı günü ve 15-16 Aralık’ta Kadıköy Halk eğitim Merkezi’nde seyredebilirsiniz.

Devamını Oku

Kral (Soytarım) Lear, Shakespeare’e 450. yaş günü armağanı

Bu yıl festivalde izlediğimiz en çarpıcı yapımlardan biri, “Kral (Soytarım) Lear” oldu. İstanbul Tiyatro Festivali-Altıdan Sonra Tiyatro-Pangar ortak yapımı olan oyun, uyarlanmış özgün metniyle olduğu kadar, bir anlamda A Takımı olarak nitelendirebileceğim kadrosuyla da belleklerden uzun zaman silinmeyecek bir iz bıraktı. Tabii A Takımı derken yalnızca oyuncuları kastetmiyorum, Candan Seda Balan’ın görkemli kostüm, maske, kukla, makyaj tasarımını, Tuluğ Tırpan’ın müziğini, çok ender rastladığım başarılı tiyatro fotoğraflarına imza atan Ali Güler’i, akordeon’da Hakan Ali Toker’i, kontrbasta Aydın Balpınar’ı yapımın başarısındaki katkıları için kutluyorum.

Devamını Oku